
Öngörebilseydi Candybas bu tarih talanını belki de kurmazdı bir şehir, antik çağda özgürlüğün temsili sayılan tepelerden birine. Özgürlüğü seçmez, verirdi adını ovadaki herhangi bir yerleşkeye. Belki adını kendini çok beğenen Narcissus’dan alan nergis çiçeklerinin hatırı için, belki de yumuşak iklimi için kurdu bu şehri buraya Candybas. Peki nerden gelmektedir Gendive ismi, etimolojisi nedir?
Çocukken yaşına bakarak, cevabını bilebileceğini düşündüğüm bir soru sormuştum Amatca Dede'ye. Amat Dede dedim, nerden geliyor bu Gendive ismi?
O da şöyle Susuz Dağı'nın zirvelerine doğru bir bakış attıktan sonra:
- Eskiden Gendive bölgesinde çok gavurlar vardı oğlum… diye başladı söze. „O topraklarda çok gavur öldü, onların kanıyla doludur o topraklar.
Gavur Kanından Gendive ismini aldı.“ Gerçekten de hem şimdiki Cemre eski adıyla Yayla Gendive ve Sahil Gendive kalesi Türkler’den önce bu topraklarda yaşayanların mezarlarıyla doludur. Naiv bir şekilde Ahmet Amca’nın sözlerini ilginç bulup inanmıştım, ama yine de bu soru işareti kafamda sürekli yer etti.
Lise yıllarında biraz araştırdıktan sonra, Gendive ismine ilk kez, yıllarını Likya bölgesine adamış olan filolog George Bean’nin orjinal ismiyle Lycian Turkey isimli çalışmasında rastladım. Aynı şekilde müzedeki bir haritada Candyba ismi gözüme çarptı. Eski Yunan’daki kaynaklara göre antik çağda krallar fethettikleri ya da yeni kurdukları yerlere kendi isimlerini vermekte idiler. Ancak sonundaki –as, us, -os ekleri atılır yerlerine - a ,-ia gibi ekler getirilirdi.
Dolayısıyla Likya döneminde, bu şehri kuran „Candybas“ ta aynı şekilde kendi ismini şehre „Candyba“ şeklinde vermiştir. Eski Mısır kaynaklarında ise „bu isim Hiduwa şeklinde geçmektedir. Zamanla Candyba isminin evrim geçirerek Gendive şekline dönüşmesi kuvvetli bir ihtimal gibi gözükmektedir.
Candyba’ya ait bir de mite (söylence) yer vermiştir Bean. Candybas o dönemde yaşanan bir felakette gemiye almıştır orada yaşayan bütün canlıları ve yörede yüksekçe bir yer olan Candyba kalesine bırakmıştır, böylece herkes tufandan sağ salim kurtulur. Hatta bugün Kasaba Köyü’nde bir gemi batığının olduğu söylentisi de kafalara bu söylentinin bu mithe dayandığı sorusunu getirmektedir. (Bu konuda Antalya müzesi’nde daha detaylı bilgilere ulaşılabilir.)
Bununla birlikte Candyba Likya döneminde darphane görevi gören önemli bir şehir idi. Bugün buraların tarihi eser kaçakçılarının iştahlarının bu kadar açmasının sebebi de eskiden darphane olması olabilir mi acaba?
Adı nereden gelirse gelsin, Candybas ve daha sonraki mürislerin bıraktıkları nergis kokulu bu topraklara sahip çıkılmalı ve 5 kuruşluk menfaatler için bu ülkenin tarihi satılmamalı, yetişen nesillere tarih bilgisiyle beraber tarih bilinci de verilmelidir desek yanlış mı söylemiş oluruz?
Sevgilerle
- aliduman günlüğü
- 422 okunma
- Arkadaşa gönder




Yorumlar
Her ne kadar isim konusunda bu günkü adıyla Yunan esintisi olsa da Likya bölgesi bu günkü mana da Yunan bölgesi değildi. Sanırım editör sadece isim algısı için bu örneği vermiş ama yazı bütünlüğü içinde özelde Gendive ve genelde Likya bölgesinin eski Yunan ile özdeş görünmesine neden olabilecek anlama geliyor. memlekette hala Lidyalılar ile Likyalıların karıştırıldığı gözetildiğinde sanırım dışarıdan öyle görünüyor. Candyba'nın Yunan kaynaklarında yazılışı denilse daha açık olur diye düşünüyorum. Katılmayabilirsiniz.
6 Eylül 2009
17 hafta 6 gün
Tespitinizde haklısınız. Benzerlikler olsa da Likya bir Yunan medeniyeti değildir. Yanlış anlamaya yol açan cümlede düzeltme yapılmıştır. Saygılar
10 AÄŸustos 2009
2 hafta 5 gün
eline sağlık
6 Eylül 2009
17 hafta 6 gün
Teşekkürler.
5 AÄŸustos 2009
3 saat 2 dak
muhteşem bir yazı.. kalemine sağlık
Yeni yorum gönder